06 Ekim 2009, 18:25. fav. Gecekondu.
Etiketler:
| MKE Ankaragücü | |||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||
| Tam isim | Ankaragücü | ||||||||||||||||||||||||||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Renkler | Sarı-lacivert | ||||||||||||||||||||||||||||||||
| Kuruluş | 1910 | ||||||||||||||||||||||||||||||||
| Stad | Ankara 19 Mayıs Stadı | ||||||||||||||||||||||||||||||||
| Kapasite | 19.125 | ||||||||||||||||||||||||||||||||
| Başkan | Ahmet Gökçek | ||||||||||||||||||||||||||||||||
| Teknik direktör | Hikmet Karaman | ||||||||||||||||||||||||||||||||
| Lig | Turkcell Süper Lig | ||||||||||||||||||||||||||||||||
| 2009-2010 | 6. hafta, 14. | ||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||
MKE Ankaragücü Spor Kulübü, bilinen adıyla Ankaragücü; futbol ve voleybol dallarında etkinlik gösteren Ankara ili merkezli spor kulübü.[1] Kulüp özellikle futbol branşıyla tanınır.[2] Futbol kulübü maçlarını Ankara 19 Mayıs Stadı'nda oynar.
31 Ağustos 1910'da kurulan Altınörs İdmanyurdu ve Turan Sanatkarangücü'nün birleşmesiyle kurulmuştur. İki kulüplü bir birleşmeyle kurulduğu için kulübün kurucu iki başkanı vardır. Bunlar, Kazım Bey ve Hasan Muslihiddin Bey'dir.[3]
Konu başlıkları[gizle] |
Ankaragücü; Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray'dan sonra en fazla ligde yer alan takımdır. Kulübün ilk önemli başarısı 1970-71 döneminde kazanılan Türkiye Kupası şampiyonluğu oldu.[4]1981-82 döneminden beri kesintisiz ligde yer almıştır.[5] 1981'den önce de çeşitli aralıklarla Türkiye Birinci Futbol Ligi'nde mücadele etmiştir. 1981'de Türkiye Birinci Futbol Ligi'ne yükselişi; ikinci ligdeyken Türkiye Kupası'nı kazanmasıyla olmuştur. 1980 Askeri Darbesi'yle Cumhurbaşkanı olan Kenan Evren'in direktifleriyle Ankaragücü başkenti temsil etmesinin de etkisiyle Türkiye Birinci Futbol Ligi'ne yükseltilmiştir.[6] Bu olaydan sonra:"Hükümet düşer, Ankaragücü düşmez." tezahüratları ortaya çıkmıştır. [7] Eylül 2009 kulübün başkanlığına eski Ankaraspor futbol şube sorumlusu Ahmet Gökçek geçmiş ve Ankaraspor'un bazı oyuncuları Ankaragücü'ne transfer olmuştur.[8]
| [gizle]
|
|
|---|---|
|
1 Serkan • 2 Luiz Henrique • 3 Elyasa • 4 Koray • 5 Semavi • 6 Ediz • 7 Iglesias • 8 Onur • 9 Ian Henderson • 10 Metin • 11 Mehmet Çakır • 12 Kaan • 13 Vassell • 14 Eriş • 17 Murat • 20 Şirin • 22 Risp • 23 Barbaros • 25 Faruk • 29 Digo • 30 Aygün • 33 Broggi • 35 Bora Körk • 38 Suat • 39 İlkem • 46 Cihan • 50 Hürriyet • 61 Abdulaziz • 66 Adem • 99 Bebbe • Teknik Direktör: Hikmet Karaman |
05 Ekim 2009, 18:05. fav. Gecekondu.
Etiketler:
05 Ekim 2009, 17:51. fav. Gecekondu.
Etiketler:
Turkcell Süper Lig’de yenilgisiz Galatasaray’ı 3-0 mağlup ederek büyük moral toplayan Ankaragücü’nde, futbolculara 3 gün izin verildi.
Milli
maçlar nedeniyle lige verilen arada futbolculara 3 gün izin verilirken,
sarı-lacivertliler ilk çalışmasını perşembe sabahı tesislerinde yapacak.
Bu arada Ankaragücü, 9 Ekim Cuma günü bir diğer Ankara ekibi Gençlerbirliği ile bir hazırlık maçı yapacak. Ankaragücü ile Gençlerbirliği arasında yapılacak hazırlık maçı, 19 Mayıs Stadı’nda oynanacak ve saat 11.00’de başlayacak.
05 Ekim 2009, 17:39. fav. Gecekondu.
Etiketler:
|
|
|
|
|
Ankaragücü Marşı |
Ankaragücü Can Yoldaşım |
Bastır Ankaragücü |
05 Ekim 2009, 17:28. fav. Gecekondu.
Etiketler:
Futbol oyunu Padişah Abdülhamit'in yasak kararına rağmen Dersaadet'in uzak bölgelerinde Zeytinburnu, Makriköy (Bakırköy) ve civarında Türkler tarafından da etrafa gözcüler konularak oynanıyor ve maçlar kıran kırana geçiyordu. Padişah Abdülhamit'in fermanına uymayarak aralarında alenen ve kıran kırana top oynayanlar ise, Zeytinburnu İmalat-ı Harbiye Tamir Atölyesi mensupları idi.
İmalat-ı
Harbiye mensupları 1904 yılında yasak kararının kaldırılması üzerine
formaları ile Zeytinburnu ve civarındaki sahaları doldurmaya
başladılar. 1904 - 1910 tarihleri arasında Zeytinburnundaki İmalat-ı
Harbiye Tamir atölyesindeki her ünite ve tezgah mensupları değişik
kulüpler kurmuşlardı. Bunlardan bazıları ise Rehberi Sanayi Gücü,
Besalet Spor, Topa Gençlik Gücü, Gayret Gençlik tir.
İmalat-ı Harbiye usta mektebi talebeleri ile top dökümhanesi
mensuplarının da yer aldığı bu gayri federe kulüplerin aralarından
yaptıkları maçlar zaman zaman sürtüşme ve tartışmalara neden oluyordu.
Bu arada İstanbul ligi kurulmuş ve maçlar başlamıştı. Kendileri de bir
çatı altında toplanarak bir kulüp kurabilirler ve böylece liglere
katılır, adlarını daha iyi duyurabilirlerdi... Bu maksat ile 1910
Haziranın 14'ünde İmalat-ı Harbiye Mektebi işçilerinin de katıldığı bir
toplantı yapıldı ve bir sonuç alınamadan dağıldı. Aynı yıl ve ayın 19.
günü yapılan toplantıda da bir sonuç alınamadı ama mektebin son sınıf
öğrencileri kararlı idi. Aynı sınıfın iki güzide öğrencisi AGAH ORHAN
ve ŞÜKRÜ ABBAS'ın yıldızları bir türlü barışmıyor ve anlaşma
sağlanamıyordu.
İki taraf ayrı ayrı ve harıl harıl hazırlıklarını sürdürüyorlardı. Ve
nihayet, Agah ORHAN'ın başını çektiği gurup hazırlıklarını tamamlamış
"ALTINÖRS İDMANYURDU"nun evraklarını Mutasarrıflığa vermişti... Tarih
31.08.1910 idi. Bunu haber alan , Şükrü ABBAS'ın başını çektiği gurup,
son hazırlıklarını bir kere daha gözden geçirdikten sonra onlarda
evraklarını Mutasarrıflığa teslim ettiler. Böylece "TURAN
SANATKARANGÜCÜ"de kuruluşunu tamamladı. Tarih aynı tarih, yani
31.08.1910.
Tarafların ilk kongredeki idare heyetleri şöyle olmuştu.
Reis : Kazım (Osmanlı Sanatkaran Cemiyeti Azası
ve Fişek Fabrikası'nda Torna ustabaşı) Katip : Osman AHMET (Osmanlı
Sanatkaran Cemiyeti Azası ve Fişek Fabrikası'nda Tornacı) Kaptan :
Kerim (Fil) (Silah Fabrikasında usta)
Muhasip: Boşnak HASAN (Osmanlı Sanatkaran Cemiyeti Azası ve Fişek Fabrikası'nda Tornacı)
Görüldüğü gibi başta Agah ORHAN olmak üzere, İmalat-ı Harbiye
mektebinin toplantılarına katılan hareketli ve sporcu talebelerinden,
değerli basın mensubu rahmetli Emin KARAKUŞ ile Kurtuluş Savaşı
şehitlerinden Ahmet ŞEFİK, Muharrem ALİ, Süleyman HÜSMAN ve Osmanlı
İmparatorluğu döneminde Milli takım kalesinde yer almış olan Rahmi,
Kurtuluş Savaşı sonrası döndüğü memleketi Mısır'da Milli takımda yer
alan Ömer MAHMUT ve Arap CEMAL, daha çok futbol oynamayı tercih
ettiklerinden idare heyetinde görev almamışlardır.
ALTINÖRS İDMANYURDU'nun forma renkleri yeşil - sarı olarak belirlenmişti. Forma biçimi ise büyük boy yeşil-sarı parçalı idi.
Amblemleri ise sol tarafta kalan yeşilin üzerinde ve göğüs hizasında
altın sarısı bir örs ve örse doğru yine altın sarısı çekiç tutan bir el
olarak belirlenmişti
Reis :Hasan MUSLİHİTTİN Bey (Osmanlı Sanatkaran Cemiyeti Reisi ve Fişek Fabrikasında Usta Başı)
Katip :Lütfi Bey (İmalt-ı Harbiye Usta Mektebi son sınıf talebesi)
Muhasip :Numan Usta (Osmanlı Sanatkaran Cemiyeti Azası ve İmalat-ı Harbiye Atölyesi kontrol memuru)
TURAN SANATKARANGÜCÜ'nün renkleri yeşil - kırmızı idi. Arması ise sol
göğüste ağzında çekiç bulunan bir kumpastı. Kulüp binası Osmanlı
Sanatkaran Cemiyeti Merkezinde bir odaydı
Mustafa Kemal'in çağrısı üzerine Ankara'ya geçmiş
bulunan ALTINÖRS İDMANYURDU kulübü mensupları, bir taraftan cepheye
cephane yetiştirmek için geceli gündüzlü çalışırlarken, spor
tutkularını da yenemiyorlardı. Aralarında yaptıkları görüşmede,
ALTINÖRSİDMANYURDU'nun Ankara da bu defa "ANADOLU SANATKARANGÜCÜ" adı
altında tekrar faaliyete geçirmeye karar verdiler.
Kulübün ilk yönetim kurulu şöyle oluştu.
Reis :Yarbay Mehmet Nuri ALTINOK(Tamirhane Müdürü)
Aza :İbrahim Bey (ÖZİKİZ) (Fen ve Sanat Şubesinde Muayene Memeuru)
Aza :Ali TUNALI (Silah Fabrikası Montaj Şefi, T.B.M.M. de eski işçi milletvekillerinden)
Aza :Şükrü RECEP
Kaptan :Nuri TAHSİN
Kulübün renkleri: ALTINÖRS İDMANYURDU'nun renkleri olan yeşil - sarı
Amblemi: Altın sarısı bir örs ve çekiç tutan bir el.
İmalat-ı Harbiye Esliha tamirhanesinde çalışan
eski ALTINÖRS İDMANYURDU Kulübü mensuplarının kulüplerini Ankara da
ANADOLU SANATKARANGÜCÜ adı ile tekrar kurmaları üzerine ANKARA'ya
geçmiş olup, İmalat-ı Harbiye tamirhanesinde çalışan demir usta ve
işçileri de kulüplerini tekrar canlandırmak istediler ve süratli
yapılan hazırlıklar sonunda TURAN SANATKARANGÜCÜ'nü yeniden kurarak
faaliyete geçirdiler.
Kulübün ilk yönetim kurulu şöyle olmuştu :
Reis :Yarbay Mehmet Nuri ALTINOK(Tamirhane Müdürü)
Aza :İhsan ALİ (Tekvar)
Aza :Hasan Rahim GÖKIRMAK (Fişek fabrikasında Baş Ressam)
Kaptan :Abdulkadir (Tamirhane demir bölümünde usta başı)
Kulübün renkleri: Lacivert - Beyaz
Amblemi: Kumpasın ağzında çekiç
Aynı kurum bünyesinde faaliyette bulunan ANADOLU
SANATKARAN GÜCÜ ile TURAN SANATKARANGÜCÜ kulüplerinin faaliyeti 1923
yılına kadar sürdü. Her iki kulübün başkanı olan tamirhane müdürü
Mehmet NURİ iki kulübü birleştirerek tek çatı altında toplama kararı
verdi. 31.08.1923 Cuma günü Ankara Belediye Salonunda yapılan ortak
kongrede ANADOLU - TURAN SANATKARANGÜCÜ adı altında birleşim kararı
alındı. Başkan Mehmet NURİ'nin teklifi üzerine Kırmızı - Beyaz
renklerde anlaşma sağlandı. Amblem olarakta ucunda yıldız bulunan bir
pergel ile çatılmış iki tüfek şekli uygun görüldü.
ANADOLU - TURAN SANATKARAN GÜCÜ 1923 - 1924 sezonu lig maçlarını
şampiyon olarak tamamladı. 1924 - 1925 sezonunda MUHAFIZGÜCÜ ile
oynadığımız lig maçında meydana gelen olaylar nedeniyle kulübümüzün
ligden ihraç oldu ve TİCİ (Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı)
tarafından kaydı silindi
Verilen ihraç kararı üzerine durumu gözden
geçiren kulübümüz yönetim kurulu, Genel Başkanımız İmalat-ı Harbiye
Genel Müdürü Osman Zati Paşa'nın uygun görüşünü alarak 03.08.1926 günü
yaptığı toplantı da İMALT-I HARBİYE Spor kulübü adı ile tescilini
yaptırarak tekrar liglere katılma hakkını elde etti.
Büyük kurtarıcımız MUSTAFA KEMAL'in Kurtuluş Savaşı sonrasında İMALAT-I
HARBİYE Genel Müdürlüğünü ve Kulübümüzü ziyaretleri sırasında
yaptıkları sohbetten esinlenerek renklerimiz SARI - LACİVERT olarak
benimsenmiş ve kabul görmüştü
Ziyaretleri sırasında fabrika Müdür ve
yetkililerinden bilgi alan Büyük Önder MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'e
istirahatleri sırasında mevsim meyvelerinden iri taneli Ankara'nın ünlü
misket üzümü ile kavun ikram edilmişti. Büyük Önder bu ikramdan çok
hoşnut kalmıştı. Kendisinin yaptığı tanımlamada "Üzüm Glikoz bakımından
en zengin meyve türüdür. Kişiye güç ve kuvvet verir ve değişik türleri
vardır. En önemlisi Ankara da bolca yetişen iri taneli lacivert renkli
misket üzümüdür. Misketin lacivert rengi güç ve kuvvet simgesidir.
Kavun kabakgiller familyasındandır. Güzel kokulu, tatlı ve sıvı bir
meyve türüdür. Sarı, yeşil ve pembeye kaçan renkli çeşidi vardır. Sarı
renk, hırs ve başarının simgesidir. Kişi başarı sonrası bundan büyük
gurur duyar.)
TİCİ'nin boykot kararı sonrası yapılan toplantıda İbrahim SOMÇELİK te
bulunuyordu. Renk arayışı sırasında birden bu olay aklına gelmiş ve
SARI - LACİVERT renkleri ortaya atmıştı. Bu renkler toplantıda
oybirliği ile kabul edildi.
SARI : KAZANMA HIRSI ve BAŞARI.
LACİVERT : KUVVET ve GÜÇ
BİZ ANKARAGÜÇLÜYÜZ
Bu slogan bizim simgemiz olmuştu. Sarı - Lacivert renkler aynı zamanda MKE Kurumu'nunda simgesidir.
Devrin İmalat-ı Harbiye yöneticileri TİCİ'nin kulübümüze karşı
takındığı tavrı bir onur meselesi yaparak yeni adımız ve yeni
renklerimizle büyük bir kampanya seferberliğine girdiler. Lacivert
ceket ve sarı sırmalı elbiselerden oluşan Bando takımımız akşamları
saat 17:00 - 18:00 arası Ulus ve Kızılay semtlerinde genelde misket ve
hüdayda zeybek havalarını çalarak halka konser veriyor, sporcularımız
sarı - lacivert arabalarla onları izliyorlardı.
Kulübümüzün bu faaliyetlerinden duygulanmış olan o yılların İsmet Paşa
semtinde Kardeşler İdmanyurdu adı altında faaliyette bulunan gayri
federe bir teşekkül tüm üyeleri ile birlikte 1929 yılında kulübümüze
katıldı. Kardeşler kulübünün sporcuları arasında sonraları Milli
takımımızda yer almış olan Güllü Selim (Selim Baykurt) ile Niyazi
Öztunç (Bombacı Niyazi) ve ağabeyi İhsan Öztunç, Cevdet Uzun gibi
yetenekli gençlerde bulunuyordu. Böylece kulübümüzde bir kadro fazlası
oluştu.
Ankara Sultani Müdürü Münif Fehmi Ak, öğrencilerin kulüp takımlarında
futbol oynamalarına izin vermiyordu. Oysaki Sultani (5.Lise) takımı,
günümüzün Gençlerbirliği kulübü sahaya takım çıkaramaz duruma düşmüştü.
Liglerden çekilmeyi düşünüyorlardı. Bizden ödünç futbolcu talebinde
bulundular. O dönemlerde kulüpler liglere, lig heyetine verdikleri isim
listelerine göre katılıyorlardı. Lisans çıkartma ve sair kurallar henüz
gelişmemişti. Gençlerbirliği kulübü yöneticilerinin talebi üzerine
kardeş kulübünden gelen ihtiyaç fazlası 6 genç futbolcuyu
Gençlerbirliği'ne ödünç vererek liglere katılımlarını sağladık. Sezon
sonunda bu futbolculardan Güllü Selim (Selim Baykurt) ve Niyazi Öztunç
kulübümüze geri dönmediler, Gençlerbirliği'nin malı oldular.
1938 yılında yürürlüğe giren 3512 sayılı "Cemiyetler Mıntakavi isim
kullanamazlar" hükmü nedeni ile adımızı tekrar değiştirmek gerekmişti.
31.08.1939 günü yapılan kongrede yasaya uyulmak maksadıyla adımız bu
defa "AS-FA GÜCÜ" oldu.
1942 yılında asker futbolcuların askeri güçlerde oynaması kararına
sivil kulüp yöneticileri "dengeyi" bozuyor gerekçesi ile itirazda
bulunuyorlardı. Sonuçta 1942 - 1943 sezonu maçlarının Asker - Sivil iki
grup halinde oynanmasına karar verildi.
1947 yılında Ankara'da lig maçlarına katılan kulüp sayısı 32'ye
yükseltilmişti. Lig heyeti bu yüzden 32 kulübü 8'er takımlık 4 guruba
ayırdı. Guruplarında ilk 3 sırayı alacak 12 takım Ankara şampiyonunu
belirlemek için aralarında tek devreli maçlar yapacaklardı. Bu maçlar
sonucunda 1 - 8 arasında dereceye girecek kulüpler, ertesi yılın amatör
birinci kümesini oluşturacaklardı.
Bu karar üzerine kulübümüz genel başkanı Tüm General Fikret
KARABUDAK kongreyi toplantıya davet etti. 02.07.1948 günü yapılan
kongrede "Cemiyetler Yasasına göre sivil kulüpler arasında faaliyet
gösterebileceğimiz yeni bir tüzük hazırlanması" kararı alındı.Komisyon
çalışmalarını çok kısa bir sürede tamamlayarak kulüpler arasında maç
yapabileceğimiz yeni bir tüzük taslağı hazırladı.
Kulübümüz
1931 - 1932 sezonunda Muvaffak Menemencioğlu Başkanlığında Mümtaz
Tarhan, Samih Nafiz, Muzaffer Bey, Emin Bey'den kurulu Merkez Mıntıka
Heyeti ile yine Muvaffak Menemencioğlu Bey'in Başkanlığındaki Orhan
Şeref Apak, Selahattin Birol (Kolera Selahattin) ve Munuif Bey'den
oluşan futbol heyeti ile anlaşmazlığa düşerek o yılın son üç maçına
çıkmadı.
Merkez Mıntıka ve Futbol Heyetinin kulübümüz ile sürtüşmesi devam
ediyordu. İhraç kararı üzerine adımızı değiştirerek liglere tekrar
katılmamızdan dolayı her iki heyet bizi 1932 - 1933 yılı lig maçlarına
almak istemiyordu. Başta genel Başkan ve Askeri Fabrikalar Genel Müdürü
Osman Zati Paşa olmak üzere Genel Sekreter Şükrü Pasinler ve Yönetim
Kurulumuz karara karşı şiddetle direniyorlardı. Bu direniş sırasında
Muvaffak Menemencioğlu her iki heyetin başkanlığında istifa etmiş,
Mıntıka Başkanlığına Halit Bayrak, Futbol heyeti başkanlığına da heyet
üyelerinden Selahattin Birol getirilmişti. Merkez Mıntıka heyeti
Başkanı Halit Bayrak bizi haklı görmesine karşın
Merkez Mıntıka Heyeti'nin diğer üyeleri ile Futbol Heyeti Başkan ve
üyeleri bizleri haklı görmüyorlar ve kararlarında dayatıyorlardı.
Öyleyse bizde adımızı değiştirerek, yeni bir teşekkül olarak lig
maçlarına katılabilirdik... Bu yolda deneyimimizde vardı.
Osman Zati Paşa üyeleri acele kongreye çağırdı. 31.08.1933 günü kulüp
lokalimizde yapılan kongre oldukça hareketli geçti. Kulübümüz 1932 -
1933 sezonu lig maçlarına katılacaktı. Bunun başka bir alternatifi
düşünülemezdi. 31.08.1933 kongresi öyle bir kongre oldu ki, spor
tarihimiz bugüne dek böyle bir kongre daha yazmamıştır. Kongremize
İstanbul ve diğer birçok Anadolu illerinden de gelenler oldu. Çok
hareketli konuşmaların yapıldığı bu tarihi ve büyük kongrede,
kulübümüzün sarı - lacivert olan renkleri aynı kalmak şartı ile
"ANKARAGÜCÜ GENÇLİK ve SPOR KULÜBÜ" adı ile faaliyetini sürdürmesine
karar verildi. Kulübümüz "İmalat-ı Harbiye" 1932 - 1933 yılı lig
maçlarına bu defa "ANKARAGÜCÜ GENÇLİK ve SPOR KULÜBÜ" adı ile yer aldı.
ANKARAGÜCÜ ADI NEREDEN GELİYOR?
Kulübümüzün
bu tarihi kongresinde isim babaları çoğalmıştı. Milli takımımızın eski
kaptanlarından Alaaddin BAYDAR ve kardeşi futbol federasyonu kurucu
üyelerinden Nasuhi Esat BAYDAR başta olmak üzere Marangoz Fabrikası
Müdürü Hüseyin Yakup ÇEKE, Rüştü PASİNLER, Mühendis Cevdet AROYMAK ve
İstanbul’daki ilk kurucu üyelerimizden Kerim FİL’den oluşan bir isim
komisyonu kuruldu.
İsim konusunda gelen teklifler “Mustafa Kemal, Kuvay-i Milliye ve Kurtuluş Savaşı” fikir sempozyumunu taşıyordu.
Çankaya Güneşi,
Dikmen Yıldızı,
Zafer,
Kurtuluş,
İmalat-ı Harbiye Gücü.
Ağırlık kazanan teklifler arasında yer alıyordu.
Çankaya Güneşi, Mustafa Kemal’di.
Dikmen Yıldızı, devrin ünlü yazarlarından Aka Gündüz’ün Mustafa Kemal
ve Kurtuluş Savaşı’nı anlatan o devrin çok okunan bir esertan o devrin
çok okunan bir Zafer ve Kurtuluş isimleri Kurtuluş savaşı ve büyük
zafer ile ilgili idi.
Ahmet BAYDAR, Kerim Fil’e dönerek “Biliyorsun, İmalat-ı Harbiye adını
kullanmamız Mıntıka tarafından yasaklandı. Peki bu İmalat-ı Harbiye’nin
gücünü, Kurtuluş Savaşının karargahı olan Ankara’nın gücü ile
birleştiremez miyiz? Ne dersiniz?” diye sordu. Komisyon üyeleri ayağa
kalkmış, ANKARAGÜCÜ adına alkış tutuyorlardı.
Bütün bunlar bir saat içinde olup bitmişti. Heyet kongre salonuna dönerek, üç kelimeden ibaret olan raporu okudu.
“YENİ ADIMIZ ANKAR’NIN GÜCÜ’DÜR”. Kongre üyeleri heyetin kararında küçük bir değişiklik yaptılar ve yeni adımız “ANKARAGÜCÜ”’dür.
AS-FA GÜCÜ ADINI ALIYORUZ
Spor teşkilatı, 1942 yılında yayınladığı bir genelgede Cemiyetler
kanunun "Mıntakavi İsim" bölümünün yanlış anlamlara yol açtığını
belirtti. Kulüpler mıntakavi isimler alabilirlerdi. Bu genelgeye dayalı
olarak 31.08.1942 günü yapılan kongremizde kulübümüzün renkleri aynı
kalmakla birlikte "AS-FA ANKARAGÜCÜ GENÇLİK ve SPOR KULÜBÜ" adını aldık.
YİNE LİG'TEN İHRAÇ EDİLİYORUZ
Askeri ligde AS-FA Ankaragücü, Sivil ligde ise Gençlerbirliği şampiyon
olmuşlardı. Ankara şampiyonluğu için iki takımın karşılaşması
gerekiyordu. İki kulüp arasındaki rekabet bir de asker sivil ayrılığı
karışınca bu maçı yönetecek hakem bulmada güçlük çekildi. Sonunda,
futbol federasyonu eski başkanlarından Halim Çorbalı'nın teklifi
üzerine Gazi Eğitim Enstitüsünde öğretmen olarak görev yapan İngiltere
Federasyonuna mensup Mr. Prior üzerinde anlaşma sağlandı.
İngiliz hakem, maça iyi bir başlangıç yapmıştı. Hatta lehimize bir de
penaltı vermiş bunu Fikret BİLAL gole çevirmişti. Penaltı golünü Halim
ÇORBALI'nın attığı beraberlik golü izledi. Takımımız Saksağan Mehmet'in
(Yavuz) attığı gol ile 2 - 1 öne geçmiş ancak Halim ÇORBALI'nın golüne
mani olamamıştık(2 - 2). Attığımız bir golü hakem saymamış
futbolcularımızın yaptığı itiraz sonucunda takımımızdan Kenan ÇOLAK,
Fikret BİLAL, Mehmet ve Salim KANDEMİR'i oyundan atmış, takımımız
sahada 7 kişi kalmıştı. Sonuçta Gençlerbirliği'ne 4 - 2 yenilerek
şampiyonluğu kaybetmiştik.
Yöneticilerimiz kural hatası yapıldığı gerekçesi ile maçın tekrarını
istemiş, fakat Nevzat TANDOĞAN'ın bölge başkanı, Kerim BÜKEY'in bölge
müdürü ve İhsan BAYRI'nın futbol ajanı olduğu dönemin yöneticiler,
maçın tekrarı yerine kulübümüze bir yıl müsabakalardan men (ligden
ihraç) kararı vermişlerdi.
Karar tarihinde Fikret KARABUDAK Askeri Fabrikalar Umum Müdürü ve
kulübümüzün hami başkanı idi. Karabudak paşanın etkin girişimleri
sonucu ihraç kararı geri alındı ve kulübümüz 1947 yılından itibaren
tekrar maçlara katılmaya başladı.
LİGDEN BU DEFA BİZ ÇEKİLİYORUZ
Lig heyeti askeri takımları Sarı grupta toplamıştı, takımımız bu
gurupta Harbolu'nun arkasından bir puan eksiği ile ikinci olmuş ve
play-off müsabakalarına katılma hakkını elde etmişti. Play - off
müsabakalarının ortasına gelindiğinde Genel Kurmay Başkanlığı askeri
güçlerin sivil kulüpler ile maç yapmasını yasaklamış, kulübümüz bu
karar gereği lig maçlarından çekilmek zorunda kalmıştı.
HÜVİYET DEĞİŞTİREREK LİGE DEVAM EDİYORUZ
Taslak 31.07.1948 günü yapılan kongremizde kabul edilerek "ANKARAGÜCÜ GENÇLİK SPOR KULÜBÜ" adı ile liglere katılmamız sağlandı.
O yılın lig maçlarında iki hükmen yenilgi dışında yenilgi almamış ve ligi 4.sırada bitirmiştik.
05 Ekim 2009, 17:26. fav. Gecekondu.
Etiketler:
![]() |
Yönetim Kurulumuz Hürriyet Gazetesi'nde Erman Toroğlu'nun yazdığı haberle ilgili bir açıklama yayınladı. |
||
|
|||
Kulübümüzün,
Antalya’da Antalyaspor’la yaptığı müsabakaya, Ankaraspor’un doktoru ile
çıktığı yolunda yer alan haber tamamen yalan, içinde bulunduğumuz
kritik süreçte kasıtlı, art niyetli ve yönlendirme bir haberdir.
Durum böyle iken, içinde bulunduğumuz kritik aşamada, Hürriyet
Gazetesi Yazarı Erman Toroğlu’nun her iki kulübü de zan altında
bırakacak türde, hiçbir araştırma gereği duymadan Ankaraspor’un
doktorunun Ankaragücü adına sahaya çıktığı yolunda, üstelikte 4.
Hakemle aralarında geçen hayali bir diyalogu da aktararak vermesi
üzüntü vericidir.
Saygılarımızla. |
|||